Türkiye Cumhuriyeti

Pekin Büyükelçiliği

Konuşma Metinleri

ÜLKEMİZDEKİ YENİ YATIRIM İMKANLARI KONULU SEMİNERİN AÇIŞ KONUŞMASI, 12.11.2012

Bayan Wang Li,

Genel Müdür Yardımcısı Vekili Dr. Şahin,

ÇHC’nin öndegelen kuruluşlarının kıymetli temsilcileri, medyadan dostlar,

CCPIT’ye sağladığı bu müstesna imkan için teşekkür ediyorum. CCPIT’nin ikili ilişkilere yaptığı katkıdan ötürü şükranlarımı sunuyorum.

3,5 yıl Çin’de görev yapan bir Büyükelçi olarak karşınızdayım.

2012 yılı ilişkilerde 41. Yıl ve siyasi, ekonomik, kültürel ve askeri olarak zirve yılı oldu.
2012 yılında Devlet Başkan Yardımcısı Xi’nin ülkemizi ziyareti, geçen Nisan ayında Sayın Başbakanımızın ziyareti, ilişkilere çok güçlü ivme verdi.

2010 yılında Başbakanlarımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Sayın Wen Jiabao ilişkilerimizin düzeyini “stratejik işbirliği” seviyesine çıkarttılar.

Son 11 ayda iki ülke arasında 12 adet anlaşma imzalandı, 85 toplam heyet karşılıklı birbirini ziyaret etti. CCPIT Başkanı Eylül ayında büyük bir heyetle ülkemizi ziyaret etti.

Son dönemde ticaret rakkamlarına baktığımızda, 2008 yılı sonunda 17 milyar ABD Doları olan ikili ticaret, 2011 yılı sonu itibarıyla 24,2 milyar ABD Doları’na yükselmiştir. Bu dönemde yaşanan artış oranı yüzde 42 olarak gereçeklemiştir. Bu sürecin sonunda, ÇHC, Almanya ve Rusya ile birlikte ülkemizin en önemli ticaret ortağı olmuştur.

2012 yılı sonunda, küresel krizin de etkisiyle ikili ticaretin belirli ölçüde gerilemesi, ancak yine de 23 milyar ABD Doları’nın üzerinde gerçekleşmesi beklenmektedir. Esasen, önümüzdeki beş yıllık dönemde, her iki ülke liderlerinin koyduğu hedef olan 50 milyar ABD Doları’na ulaşması, Türk ve Çin ekonomilerinin sergiledikleri performansa bakıldığında, kolayca erişilebilir bir hedef olarak görülmektedir.

Ticaret ilişkilerinin gelişim süreci incelendiğinde, son dört yıllık dönemde ihracatımızda yüzde 88 oranında artış görülmekle birlikte, ikili ticaretin ağırlıklı olarak ÇHC’nden yapılan ithalat ile yönlendirildiği görülmektedir. Bu durum da, ticari ilişkilerin ülkemiz aleyhine bir açıkla sonuçlanmasını beraberinde getirmektedir.

İkili ilişkilerin, “stratejik işbirliği” hedefi doğrultusunda sürdürülebilir bir yapıda şekillenmesini teminen, dış ticaret açığının telafisi sürecinde, ekonomik işbirliği ve ortak yatırımlar büyük önem taşımaktadır.

Öte yandan, sağlanan siyasi istikrar sonrasında ekonomik dinamiklerin gelişimi sonucunda, 2003-2011 döneminde Türkiye 110 milyar ABD Doları doğrudan yatırım çekmiştir. 2011-2012 Ağustos döneminde ülkemize 25,5 milyar ABD Doları doğrudan yatırım gelmiştir. Türkiye ekonomisinin gelişim süreci ve yatırımcılara sağladığı imkanlar, kredi derecelendirme kuruluşlarının son not artımı ile de teyid edilmiştir.

Son dönemde, Çinli firmaların, gelişen Türk iç piyasasının yanısıra, ülkemizin AB ile olan Gümrük Birliği ile çevre ve komşu ülkelerle olan ticari ve ekonomik işbirliği potansiyelini dikkate alarak, başta enerji, madencilik, ulaştırma, haberleşme olmak üzere, çeşitli alanlarda ülkemizde yatırım yapma girişimlerini ve araştırmalarını sürdürdüğünü memnuniyetle görüyoruz.

T.C. Ekonomi Bakanlığı tarafından, CCPIT ile işbirliği halinde düzenlenen “Türkiye’deki Yatırım Ortamı ve Teşvik Mevzuatı”na ilişkin bu seminerin, ülkemizde yatırım yapmak isteyen Çinli firmaların ilk elden bilgilendirilmesi ve Türkiye’ye yönelik “farkındalığın” arttırılması açısından önemli bir fırsat teşkil ettiğine inanıyorum. Bu konuda arkadaşlarımız detaylı bilgi verecekler.
Biz de Dışişleri, Çalışma Bakanlığı, İçişleri Bakanlıkları olarak, konsolosluk konularını kolaylaştırmak amacıyla ÇHC’nin ilgili makamlarıyla yoğun mesai içindeyiz.

Son olarak, cazip yatırım teşviklerinin yanısıra, Türkiye’ye yatırım yapan bir Çinli şirketin yatırımlarını tamamladığı anda Türk şirketi olarak kabul edildiğini de bu vesileyle belirtmek isterim.

Organizasyonun gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkür ederim. Sizleri Türkiye’de görmek ümidiyle saygılarımı sunarım.