Türkiye Cumhuriyeti

Pekin Büyükelçiliği

Konuşma Metinleri

Türkiye-Çin diplomatik ilişkilerinin kuruluşunun 40. yıldönümü kutlamaları açış konuşması, 05.08.2011

Sayın Bakan Yardımcısı Zhai Jun,

Kıymetli Çin Komünist Partisi,

Kültür Bakanlığı,

Ticaret Bakanlığı yetkilileri,

Türkiye’de görev yapmış olan Büyükelçiler ve Başkonsoloslar,

Meslektaşlar, dostlar,

Nüshimen, Xianshengmen, Pengyoumen,

Wanshang hao,



40 sene önce, tam bugün, köklü ülkelerimizin vizyoner liderleri, konjonktürle bağlantılı nedenlerden dolayı kesintiye uğramış uzun yolculuğun yeniden başlatılması yönünde birlikte çok önemli bir kararlılık gösterdiler.



Resmi yönden ilişkiler, atılan iki imzayla birlikte yeniden tesis edildi. İmzaların biri, zamanında Paris’te görev yapan Büyükelçimiz rahmetli Hasan Esat Işık’a, diğeri de Çin Halk Cumhuriyeti Büyükelçisi rahmetli Huang Zhen’e aitti. Yeniden başlatma sözcüğünü kaza eseri kullanmış değilim. Gerçekten binlerce yıl önce, atalarımız kıtanın bu kısmında komşuydular.



Barış anlaşmaları akdettiler; anlaşmaları onaylamak için gelin alıp verdiler.



40 yıl önceki liderlerimiz ilişkilerimizi yeniden canlandırma gerekliliğini anladılar. Büyükelçilik arşivlerinde yaptığımız araştırma, diplomatik ilişkilerin resmen kurulmasından uzun süre önce, liderlerimizin, birbirimizin yaşamsal mücadelelerinin son derece bilincinde olduğunu göstermektedir.



Bu farkındalık, tarihi bağlardan ve hem Türkiye Cumhuriyeti’nin hem de Çin Halk Cumhuriyeti’nin karşılaşmak zorunda kaldığı benzer sınamalardan ileri gelmektedir.



Bunlar, güçlü ülkelere karşı şüphesiz çetin olan sınamalardı. Ancak liderlerimizin cesaretleri hiçbir zaman kırılmadı.



Günümüzde liderlerimiz aynı kararlılığı sergilemeye devam ediyorlar.



Ülkelerimizin gördüğü saygı ve uluslararası arenada bulunduğumuz konum, halklarımızın liderlerimize duyduğu güven, onların kararlı yaklaşımının en somut sonuçlarıdır.



Beyefendiler, Hanımefendiler,



Birlikte geçirdiğimiz 40 yıl boyunca, ilişkilerimiz birçok başarı yıldızıyla taçlandı. İzninizle, en yakın zamandakiler üzerinde duracağım. Bunlar arasında Cumhurbaşkanımız Sayın Gül’ün Çin Halk Cumhuriyeti’ni 14 yıl aradan sonra ziyareti, Başbakan Sayın Wen’in 8 yıl sonra Türkiye’yi ziyareti, Başbakanımız Sayın Erdoğan ile Başbakan Sayın Wen’in ilişkilerimizi stratejik işbirliği seviyesine yükseltme konusunda mutabakata varmaları başarı yıldızlarının sadece birkaçıdır.



Son yıllarda ilişkilerimizin akla gelebilecek her alanda yeni bir derinlik ve kuvvet kazanmış olduğunu söylemekten gurur duyuyorum.



BM Güvenlik Konseyi’ndeki ve G-20’deki samimi işbirliğimiz buna en iyi örneklerin başında gelmektedir.



Bu süreçte Çin Komünist Partisi’nin ilişkilerimize yaptığı güçlü katkıya vurgu yapmak istiyorum. Bu vesileyle Çin Komünist Partisi’ni de kuruluşunun 90’ncı yılı münasebetiyle kutluyorum.



Hanımefendiler, Beyefendiler,



İki ülke Cumhurbaşkanları, Başbakanları ve Dışişleri Bakanları, ülkelerimiz arasında diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 40. yıldönümünü, geçtiğimiz günlerde birbirlerine gönderdikleri sıcak ve samimi mesajlarla tebrik ettiler.



Bu tarihi anı idrak ederken, 2 yıllık kısa süre içinde başarı elde ettiğimiz yenilikleri sizinle paylaşmak istiyorum.



-Dışişleri Bakanlıkları Müsteşarları düzeyinde Ankara’da ilk siyasi istişareleri gerçekleştirdik.



-Türk Hava Yolları şimdi Çin Halk Cumhuriyeti’ne 23 doğrudan uçuş gerçekleştirmektedir.



-Karşılıklı olarak ilk kez hükümet destekli film festivalleri düzenledik.



-İkili ticaretimiz 20 milyar ABD Doları’na ulaştı.



-Türk Deniz Kuvvetleri’ne ait bir firkateyn, birkaç gün önce Çin Halk Cumhuriyeti’ne liman ziyareti gerçekleştirdi. Bunu 40. yılı kutlama amaçlı olarak yaptık.



-Hava kuvvetleri ve komando birlikleri ilk kez ortak tatbikat yaptılar.



-Müteahhitlerimiz üçüncü ülkelerde ortak altyapı projelerinde yer almaktadır.



-Gençlerimiz karşılıklı olarak birbirlerinin kültür ve lisanına daha fazla ilgi duyuyorlar. İletişim alanında güçlü bir ortak zemin oluşturduk.



Ve liste böyle devam ediyor.



Ülkelerimiz, aynı zamanda, deprem ve tahliye gibi felaket zamanlarında birbirine dostluk ve yardım elini en hızlı şekilde uzatmıştır.



Bu başarılarla yetiniyor muyuz?



Elbette hayır.



Muhtelif alanlarda önümüzde halen büyük projeler bulunmaktadır.



Ortaklaşa güçlü arzularımızdan biri İpek Yolu’nun halklarımız arasında, yeni bir ticaret, ulaşım, fikir ve düşünce değişim aracı olarak yeniden canlandırılmasıdır. Aynen atalarımızın zamanında olduğu gibi.



Hanımefendiler, Beyefendiler,



Bu fırsattan istifade, öngörü, cesaret ve dinamizmleriyle ikili ilişkilerimize son derece büyük katkı yapmış olan işadamlarımıza da teşekkür etmek istiyorum.



Artık aramızda olmayan liderlerimizin bugünkü kazanımlarımızdan gurur duyacağından eminim. Hepsini rahmetle anıyorum.



Elde ettiklerimiz, gelecek başarılarımızın güvenilir göstergeleridir.



Bu düşüncelerle ve Çin-Türkiye ilişkilerinin bugününe ve geleceğine ilişkin gurur ve iyimserlikle kadehimi kaldırıyorum.



Ganbei!!!”